|
2. VERİMLİ DERS ÇALIŞMA
Ana, baba ve öğretmenlerin öğrenciden genel beklentisi,
onların "derslerine çok çalışıp, başarılı olmaları" yönündedir.
Beklenti böyle olunca başarısızlığın nedeni, "yeterince çalışma-mak"
olarak görülmekte ve öğrenciden sürekli daha çok çalışması istenmektedir. Oysa
gerekli olan "Bilinçsizce çok çalışmak" değil; verimli ders çalışma
yollarını iyi bilerek ve bunlardan ge-reğince yararlanarak etkili çalışmaktır.
Verimli ders çalışma yollarını öğrenmek isteyen öğrencinin,
önce bu yönde olumlu alışkan-lıklar kazanmaya kararlı ve niyetli olması
gerekir. Buna karar verdikten sonra ders çalışmasını aksatan ya da kolaylaştıran
alışkanlıklarının bir listesini yapmalıdır. Bir yandan listede yer alan olumsuz
alışkanlıklarını bırakmaya çalışırken öbür yandan da olumlu alışkanlıklarını
pekiştir-mek için çaba göstermelidir. Çalışma ve denemeler, olumsuz
alışkanlıklar atılıncaya, olumlu alışkanlıklar iyice yerleşinceye kadar
sürdürülmelidir.
VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI NELERDİR?
I- AMAÇLARINIZI
BELİRLEYİNİZ
Her çalışma bir amaca yönelik olmalıdır. Bu amaçlar, bir
problemin çözümünü öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek vs.
olabilir. Bunları iyi belirleyerek çalışmaya başlayan kişiler, bu yakın
amaçlara ulaşa ulaşa sınıfını geçmek, okulunu bitirmek ve sınavı kazanmak
biçiminde özetlenen uzaktaki amaçlarına da ulaşmaktadırlar.
II- PLANLI ÇALIŞINIZ
Birden çok iş ya da ders üzerinde aynı günde çalışmanız
gerektiğinde hangisinden işe başlayacağınızı bilemediğiniz ya da çalışmaya
başlamak için karar veremediğiniz anlar oluyor mu? Bu soruya yanıtınız
"evet" ise, sizin planlı çalışmayı bilmediğinizi kolayca söyleyebiliriz.
Bu tür bir durumla, yani aynı zamanda birden çok dersi çalışmayla yüz yüze
geldiğinizde, dersler-den her birinin üzerinizde yarattığı ruhsal baskı,
bunlardan herhangi birine kendinizi tümüyle vermenizi engelleyerek ve verimsiz
biçimde işlerden birini bırakıp ötekine atılmanıza neden olacaktır.
Bu tür kararsızlık ve karışıklık ancak hangi dersi ne zaman
yapacağınızı belirli bir sıraya koymakla yani "Karar Vermekle"
ortadan kalkar. İşte çalışmada plan; "nasıl", "ne zaman" ve
"nerede" çalışacağınıza karar vermek demektir.
Öğrenciler günlük ve haftalık bölümleri de olan aylık
çalışma planlarında;
1- Hangi derslere, haftanın hangi günleri çalışacaklarını,
2- Geçmiş konuların tekrarına ne zaman yer vereceklerini,
3- Sınav tarihlerini,
4- Hazırlayacakları ödevlerin neler olduğunu ve zamanını,
5- Planlarına aldıkları, ancak çeşitli nedenlerden ötürü
zamanında yapamadıkları çalışmala-rını ne zaman tamamlayacaklarını,
6- Dinlenme, müzik dinleme, televizyon izleme, spor yapma
sinema ve tiyatroya gitme gibi ders dışı etkinliklere ne zaman yer
vereceklerini göstermelidirler.
Günlük çalışma çizelgelerinde; okulda geçen saatler, ders
çalışma, eğlenme, dinlenme, ev işlerine yardım ve uyku saatleri gösterilmiş
olmalıdır.
Çalışmaya başlayacağı zaman kendini yorgun ve isteksiz hisseden
öğrenci çalışma saatle-rini yanlış seçmiş demektir. Beklemeden günlük çalışma
çizelgesinde gerekli değişikliği yap-malıdır.
III- ZAMANI VERİMLİ KULLANINIZ
Öğrenciler bedensel, zihinsel, duygusal yapıları, ilgileri
ve yetenekleri bakımından birbirle-rinden farklıdırlar. Bir öğrencinin
isteyerek çalıştığı ve hemen öğrendiği bir dersi bir başka öğ-renci zor
öğrenebilir. Bir başka öğrenciyse çabuk yorulabilir ya da çalışmak
istemeyebilir. Bu nedenle bir ders ya da konu içinde ayrılacak süre öğrenciden
öğrenciye değişir. Her öğrenci zamanı kendine göre ayarlamalıdır.
Bir saat çalıştıktan sonra araya 5-10 dakikalık dinlenme
koymak yararlı olur. Bu sayede bir saatlik çalışma sonunda dağılan dikkat ve
azalan verim tekrar kazanılır.
Ders çalışmak için gerekli gücün toplanabilmesi bakımından
eğlenmeye ve spora da za-man ayrılmalıdır. Ancak bu süre gereğinden fazla
olmamalıdır.
IV- VERİMİ AZALTICI ETKENLERİ ORTADAN KALDIRINIZ
Çalışmaya başlamadan önce, yorgunluk, uykusuzluk, ağrı,
sızı, elem duygusu, korku, öf-ke, aşırı kaygı, fazla heyecan, endişe, açlık,
aşırı tokluk, aile dertleri, normalin altında ve üs-tündeki fiziki şartlar (çok
sıcak, çok soğuk gibi) acelecilik, telaş, araç ve gereç noksanlığı gibi
etkenlerin elden geldiğince giderilmesi gerekir.
V- UYGUN BİR ÇALIŞMA
ORTAMI SEÇİNİZ
Çalışma yerinin seçimi çok önemlidir. Çalışma yeri derli
toplu, yalın elden geldiğince sabit ve sakin olmalı, ayrıca ışık, ısı gibi
fiziksel sorunları da çözümlenmiş olmalıdır. Ayrı bir yerin sağlanamaması
çalışmadan kaçmanın bir nedeni olmamalı, elverişsiz koşullarda da ders
çalışmaya alışmalıdır.
Yatakta, koltukta ve divanda uzanarak çalışmak, dikkatin
toplanmasını güçleştirecek, öğ-rencinin çalışmak için daha çok zaman
yitirmesine neden olacaktır.
VI- DİKKATİNİZİ
UYANIK TUTUNUZ
İnsanda dikkat her an vardır, önemli olan bunun çalışılan
konu üzerinde toplanabilmesidir. Sevilen ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin
uyanık tutulmasına yardım eder. Daima belirli yerler-de çalışmak, gürültünün
bulunmadığı ortamlarda çalışmak, sandalyede oturarak çalışmak, masada gerekli
araçlar dışında başka şeyler bulundurmamak, çalışma yerini 18-20 derece
sıcaklıkta tutmak, işleri sıraya koymak, işleri bitirmede kendinizle yarış
kararı almak, her sefe-rinde bir çeşit işle çalışmak dikkatin dağılmasını önleyici
yöntemlerdir.
VII- DERSE HAZIRLIKLI
GELİNİZ
Başarılı olmanın yollarından biri de derslerin işlenmesine
etkin olarak katılmaktır. Derslerde sürekli edilgin durumda kalan öğrencilerin
işlenen konuları anlamaları zordur. Öğrenciler okula gelmeden önce, o gün
işleyecekleri konuları gözden geçirmelidirler. Bu sayede hem derslerin
işlenişine katılmak için gerekli güveni kazanırlar, hem de öğretmenin
anlattıklarını daha kolay anlarlar.
Gerek işlenecek konulara hazırlanırken, gerekse işlenen
konular gözden geçirilirken, an-lamakta zorluk çekilen yerler belirlenmeli, bu
konularla ilgili sorular hazırlanıp, derste öğretme-ne sorulmalıdır.
Öğretmenlerin derse hazırlıklı gelen, soru soran, derse kalkan öğrencileri
da-ha çok sevdikleri de unutulmamalıdır.
VIII- NOT TUTUNUZ
Öğrencilerin büyük bir kısmı not tutma tekniğini
bilmemektedir.
Not tutarken;
1-Anlatılanlar öğretmenin ağzından çıktığı gibi değil,
anlaşıldığı gibi yazılmalıdır.
2-Öğretmenin anlattığı konunun ana fikri ve anlamları
kavranıncaya kadar beklenilmelidir.
3-Zamanın çoğu yazmakla değil, dinlemekle, fikirleri
kavramaya çalışmakla geçmelidir.
4-Konu; grafik, şekil, istatistik vb. bilgilere dayalı
olarak anlatılıyorsa notlar arasına bunlarda alınmalıdır.
5-Önemli fikir ve paragrafların aynen yazılmasında fayda
vardır.
6-Yazıların düzgün ve okunaklı olmasına önem verilmelidir.
Önce müsvette yapma, sonra temize çekilme yoluna gidilmelidir.
IX- ARAÇ - GEREÇ VE
KAYNAKLARDAN YARARLANINIZ
Öğrenci, herhangi bir konunun öğrenilmesinde, basılı
araçlara ne kadar baş vurursa, öğ-renme ilgisi ve zihinsel yetileri de o kadar
çok genişleyecektir.
Basılı öğrenme araçlarından yararlanmada çizelge grafik,
harita ve resimlerin özel bir önemi vardır. Bunlar sayfalarca anlatılan
bilgileri topluca ve bir arada vererek o konunun kavranmasına yardımcı
olmaktadırlar.
X- VERİMLİ OKUYUNUZ
Okuma, öğrenmenin en temel yoludur. Öğrenmede hızlı okuma
önemli ve gereklidir. Hızlı okumayla hem okunanlar daha iyi anlaşılır, hem de
zamandan kazanılır. Okuma hızı lise öğrencileri için yaklaşık 200 - 250
sözcüktür. Bu hız okunulan yazının niteliğine ve okumanın amacına göre
ayarlanmalıdır. Vakit geçirmek amacıyla bir hikaye veya roman okurken okuma
hızı oldukça yüksek olabilir. Ama okuma yorum yapma, eleştirme özet çıkarmak
için yapılıyorsa okuma hızı yavaş olmalıdır.
Hızlı okumanın en önemli yolu sesiz okumadır. Sessiz okuma
hızı arttırdığı gibi anlamayı da kolaylaştırır. Hızlı ve anlamlı okuma becerisi
kazanabilmek için bol bol okuma çalışmaları yapılmalıdır. Önce gazete, öykü ve
roman gibi şeylerle işe başlamalı giderek boş zamanları okuyarak de-ğerlendirme
alışkanlığı kazanılmalıdır.
XI-ARALIKLI TEKRARLAR
YAPARAK UNUTMAYI ÖNLEYİNİZ
Öğrenilenler zamanla unutulabilir. Unutmayı önlemenin iki
yolu vardır. Bunlardan biri öğre-nilen bilgileri yeri geldikçe kullanmak,
diğeri de aralıklı olarak tekrar etmektir.
Öğrenciler öğrendiklerini yeri geldikçe kullanırken hem
bunların işe yaradığını görecekler, hem de yeni bilgiler edinmeye motive
olacaklardır.
Aralıklı olarak yapacakları tekrarlar sayesinde ise bir
taraftan eski öğrendiklerini hatırlarken diğer yandan da sınavlara her an hazır
durumda olacaklardır.
Başarı dileklerimizle.
ZAMAN DÜZENLEME VE PLANLI ÇALIŞMA
Çaba, enerji ve zamanı en ekonomik şekilde kullanmak
istiyorsak bir programa bağlanmalıyız. Zamanı boşa geçirmek, yaşamı boşa
geçirmektir. Ve boşa geçen zaman asla telafi edilemez.
Bazı öğrenciler için özellikle derslerin başlangıcında
çalışmaya düzenli bir biçimde yoğunlaşma zor gelir. Bu zorluk genellikle uzun
süreli planlama ve çalışma programının yokluğundan kaynaklanır. Öğrenciler
zamanlarını planlamayı ve bunu yazılı hale getirmeyi önemli bulmazlar. Oysa
yapılan çalışmalar derslerdeki başarı ile gerçekçi planlama arasında önemli
ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.
Aşağıda verilen durumlar bir çoğumuza tanıdık gelebilir;
*
Arkadaşlarınız birlikte sinemaya gitmeyi önerdi. Bu filmi
görmeyi çok istiyordunuz fakat ödevinizi bitirmek zorundasınız.
*
Önemli bir sınavdan önceki gece. Çalışmaya başlamanız
gerek ama okunacak çok yer var. Zaman yeterli değil.
Tüm zamanınızın nereye gittiğini merak ediyor musunuz ?
Çalışmalar ve ödevler son anda mı kalıyor ? Sınavdan veya ödev teslim
tarihinden önce kendinizi baskı altında hissediyor musunuz ? Zamanınızı kontrol
etmek ister misiniz ?
Zamanı iyi planlamak sizin elinizdedir. Zamanı akıllıca
kullanmak sizi daha başarılı kılacak ve düşündüğünüzden daha fazla zaman yapmak
istedikleriniz için size kalacaktır. O halde zamanı planlamayı öğrenin ve bunu
uygulamak için istekli ve sabırlı olun. Unutmayın eski alışkanlıklardan
kurtulmak zaman alır ve palanlı yaşamak başlangıçta çok zor gelebilir. Bu
nedenle kendinizi zorlamanız gerekir. Katlanacağınız kısa süreli sıkıntı daha
sonra sizi mutlu ve başarılı yıllara götürecektir.
Öğrenciler çalışma planı hazırlamadan önce ders çalışma
süresi, çalışılması gerekli dersler v.b. konularda öğrenme ilkelerini bilmek
zorundadır. Bu ilkeler;
1. Çalışma planı hazırlarken hangi dersin hangi saatte
çalışılacağı karalaştırılmalıdır. Zor yada ağır öğrenilen dersler için en verimli
saatlerin ayrılması uygundur. Zihnin uyanık ve çanlı, konsantrasyonun en yüksek
olduğu zamanlar en verimli saatlerdir. Çalışma için en verimli ve canlı,
konsantrasyonun en yüksek olduğu zamanlar en verimli saatlerdir. Çalışma için
en verimli saat bireylere göre değişebilir. (sabah erken, okul dönüşü, akşam
yemeğinden sonra vb. ) Öğrenci bir hafta kendini gözleyerek en verimli saatleri
saptayabilir. Genel olarak bedenin dinlenmiş ve zihnin öğrenmeye açık olduğu
saatler verimli kabul edilmektedir. Günün sonuna daha mekanik ve rutin işler
bırakılabilir. Bu tür etkinlikler fazla yoğunlaşmayı gerektirmez ve birey
yorulunca bırakabilir.
2. Çalışma planında her derse belirli bir süre ayrılmalıdır.
Bu süre dersin zor yada kolay oluşuna, çalışılacak konunun uzunluğu veya
kısalığına, öğrencinin konu ile ilgili ön bilgisine ve çalışma yöntemine
(okuma,yazma,yineleme) göre değişir. Genellikle bir saatlik dersin ödev ve
çalışılması için iki-üç saat ayrılması önerilir. Öğrenci planı uyguladığı ilk
haftayı deneme haftası olarak görmeli ve çalışmayı planladığı dersin başlangıç
ve bitiş saatlerini kaydetmelidir. Böylece hangi derse ne kadar sürede
çalışıldığı saptanacaktır.
3. Çalışma sürelerinin çalışma planında aynı saatlere
yerleştirilmesi gerekir. Böylece o saatlerde çalışma alışkanlığı kazanılacak ve
çalışmaya dikkatin toplanması kolaylaşacaktır. Ayrıca alışkanlık haline
geldikten sonra aynı saatte çalışılmazsa gerginlik duyulacak ve gerginlik
çalışılmaya başlandığı zaman ortadan kalkacaktır.
4. Çalışma için ayrılacak zaman saptanırken dersin sınıfta
verileceği gün ve saate yakın olmasına dikkat edilmelidir. Dersten önce ders
veya konu çalışılırsa, dersin içeriği hakkında bilgi sahibi olunur ve dersi
anlamanın kolaylaşmasının yanı sıra anlaşılmayan noktalar sorulabilir. Unutmanın
en aza inmesi için de dersten sonra yinelemek gerekir. Böylece hem unutma
azalır hem de dersi izleme ve öğrenme kolaylaşır.
5. En verimli çalışma aralıklı çalışmadır. Ara vermeden uzun
süre çalışma kadar uzun süre dinlenme verilerek çalışmada verimsizdir. Ara
vermeden uzun süre çalışma zihnin yorulmasına ve dikkatin dağılmasına yol açar.
Uzun süreli dinlenme ise tekrar çalışmaya dönmeyi güçleştirir. Çalışma ve
d,inlenme süresi dersin özelliğine göre değişirse de ortalama olarak önerilen,
40-50 dakikalık çalışmadan sonra 10 dakika dinlenmedir. Ancak matematik, fizik
gibi dersler çalışılırken problem çözmeden ara verilmemelidir. Ayrıca her yeni
konuyu çalışmaya başlamadan önce ara verilmelidir.
6. Birbirine benzeyen iki ders üst üste çalışılmamalıdır.
Örneğin psikoloji ve sosyoloji dersi yerine, tarih ve matematik dersi arka
arkaya çalışılırsa daha iyi olur. Böylece öğrenilenler birbirine karışmayacağı
gibi sıkıcı olmasının da önüne geçilir.
7. Öğrenme üzerinde en aza bozucu etki yapan etkinlik uykudur.
Bir öğrenci yatmadan önce on dakika süreyle o gün çalıştığı dersleri
tekrarlayarak uykuya geçer ve sabah güne bir gün önce yapmış olduğu on
dakikalık tekrarı yaparak başlarsa, çalıştıklarını daha iyi korur.,
Verimli çalışma daha fazla disiplin ve hırsla elde edilir.
Bu demek değildir ki dinlenmek için zaman ayrılmasın. Verimli çalışmak için
dinlenmek şarttır. Çalışma planı hazırlanırken dinlenmek ve eğlenmek için zaman
ayrılmalıdır. Eğer birey kendini genellikle yorgun hissediyorsa bu durumun
nedenleri aranmalıdır. Havasız bir oda, ağır yemekler ve yeterince spor
yapmamak yorgunluğa neden olabilir. Yorgunluk ve isteksizlik nedenleri bulunur
ve değiştirilebilir. Şimdi yukarıda sayılan ilkeleri göz önüne alarak zamanın
nasıl planlanacağını inceleyelim.
Çalışma planı hazırlamadan önce öğrenci verimli ders çalışma
becerilerini kazanmalıdır. Verimli ders çalışma alışkanlıklar etkili öğrenmeyi
gerçekleştirmenin yanı sıra zamanın en verimli kullanılmasını da sağlar. Zamanı
planlamadaki ilk adım önceliklerin saptanmasıdır. Birey önce kendisi için neyin
önemli neyin önemsiz olduğuna karara vermeli veya yapmak istedikleri ile yapmak
zorunda olduklarını öncelik sırasına koymalıdır. Birçok öğrenci yapmak
istedikleri ve yapmak zorunda olduklarını gerçekleştirecek zamanı bulamaz.
Sosyal yaşamın sunduğu eğlenceler ve öğrenciliğin gerekleri arasında seçim
yapmak zorunda kalır. Örneğin, sinemaya gitmek veya geç saatte televizyondaki
bir programı izlemek, arkadaşları ile buluşmak yapmak istedikleri, ders
çalışmak, sınavlara hazırlanmak, ödev hazırlamak ise yapmak zorunda olduğu
etkinliklerdir. Bu seçimler öğrencilerde çatışma yaratır. Öğrenci amaçlarına
ulaşmada engellenme yaratan çatışmalardan kurtulabilmek için önceliklerini
belirlemeli ve şu soruları yanıtlamalıdır. Benim için bu etkinlikler içinde en
önemlisi hangisidir ? Hangi etkinliklerden vazgeçebilirim ? En az önemli olan
etkinlikler hangisidir ?
Önceliklerin net bir biçimde saptanabilmesi için şöyle bir
uygulama yapılabilir:
Yönerge: Gelecek bir hafta için planlarınızı düşünün. Yapmak
istediğiniz ve yapmak zorunda olduğunuz etkinlikleri listeleyin.
ETKİN DİNLEME
Dinleme bir beceridir. Ve bu beceri birtakım ilke ve
yöntemlerle çok daha etkili bir şekilde kullanılabilir. İnsan iletişiminin
yaklaşık %90 ı sözel olarak yapılmaktadır. Bu iletişinin ancak yarısı kısa bir
süre sonra hatırlanabilir. Aradan daha fazla zaman geçtiğinde ise %20-25 ini
bile zor hatırlarız. Bütün bu nedenlerden dolayı etkili dinleme ilke ve
yöntemlerini öğrenmek ve bunları uygulamak daha da önem kazanmaktadır.
Etkili dinleme sadece söylenilenleri duymak değil, aynı
zamanda bu söylenenleri önemli bulmak, kavramak ve değerlendirmektir. Ayrıca
etkin dinleme aktif bir süreçtir.
Olaya bir de başka bir boyuttan bakalım. Etkin dinleme
öğretmen-öğrenci ilişkilerini de olumlu bir yönde etkiler. Öğretmen genellikle
kendini dinleyen ve dinlediğini çeşitli biçimlerde belli eden öğrencilere daha
fazla ilgi gösterir ve onlara dönerek konuşur. Öğretmen dersi anlatırken
dinleyicilere ihtiyaç duyar. Bu nedenle başını sallayan, not tutan, dikkatini
yoğunlaştıran aktif öğrencilere daha fazla ilgi gösterir.
Öğetmenin sınıf içindeki en önemli görevlerinden biri
öğrenciye bilgi aktarmaktır ve bunu öğretmen genellikle anlatarak
gerçekleştirir Öğrenci ise öğretmenin bu anlattıklarını anlamak amacıyla
dinlemektedir. İşte önemli olan da öğrencinin bu dinleme işlevini nasıl yaparsa
daha başarılı olacağıdır.
Etkin bir dinleeyici olmak için "İFİKAN" adlı bir
yöntemi uygulayabiliriz.
Bu yöntem;
İ - İleriye
F - Fikirler
İ - İşaretler
K - Katıl
A - Araştır
N - Not tut olmak üzere 6 basamaktan oluşmaktadır.
Bu basamakları kısaca açıklayalım.
Öncelikle ileriye bak basamağından başlayalım. Öğrenci
sınıfta öğretmenini dinlerken, öğetmenin anlattıklarından yola çıkarak daha
sonra neler söyleyebileceğini tahmin etmeye çalışmalıdır. Bu da öğrencinin
dikkatinin dağılmasını engeller ve öğrenciyi devamlı uyanık tutar. Hatta
öğrencinin aktif olarak katılmasını sağlar. Öğrenci daha önceden o günkü
konuları okuyarak sınfa gelirse hem anlatılanlara yabancı kalmamış olur hem de
dersteki tahminlerini daha kolayyy bir şekilde yapar. Bu yontemle öğrenci
derste anlatılanları daha önce okuduğu için daha kolay bir şekilde hatırlar.
İkinci olarak fikirler basamağı karşımıza çıkıyor. Bu
basamak bize önemli fikir ve düşüncelere önem vermemiz gerektiğini ve bunları
göz ardı etmememiz gerektiğini anlatmaktadır. Öğrenci öğretmenin bir ders
boyunca anlattıklarının ana fikrini bulmaya çalışmalıdır. Ders boyunca kendi
kendine bu konunun ana fikri nedir?, Burada anlatılmak istenen nedir? gibi
sorular sorması gerekir. Bu sorular öğrencinin ana fikir ve kavramları
bulmasına yardımcı olur.
Üçüncü olarak işaretler basamağına bakalım. Öğrenci sınıf
içinde devamlı uyanık olmak zorundadır. Öğretmenin hiçbir dediğini kaçırmamalıdır.
Öğretmenin işaretlerine karşı dikkatli ve uyanık olmalıdır. Bir öğretmen konuyu
anlatırken mutlaka ufak ipuçları verir. Bazı konuların üzerinde ısrarla durur.
Örneğin bir konunun önemli bir bölümünü anlatırken belirli kelimeler kullanır,
ses tonunda farklılıklar yaratarak çeşitli ipuçları verir. Öğretmenler
seslerini yükselterek ya da "burası önemli", "dikkat
ederseniz" gibi sözel vurgularla önemli noktalara işaret ederler. Bir
öğretmen hiçbir zaman bu bir sınav sorusudur demez, ama çeşitli ipuçlarıyla
bunu belli eder. Bu ipuçlarından birkaçına örnek verirsek: önemli, başlıca, can
alıcı, burada esas fikir, şunu unutmayın ki, sonuç olarak, bu sebeple, özetle
vb. ...Bu ipuçlarına dikkat edildiği taktirde öğrenci sınavda sorulabilecek
soruları tahmin edebilir.
Bir başka basamak ise "katıl" basamağıdır. Öğrenci
sınıf içinde devamlı aktif olmalıdır. Pasif bir öğrenci hiçbir zaman başarılı
olamaz. Öğrenci derse her fıratta katılmalıdır. Öncelikle derse zamanında
gelmeli, sınıfta oturacağı yeri iyi seçmeli, görebileceği, duyabileeği bir yere
oturmalıdır. Ve ders sırasında öğretmenin söylediklerine gülümseyerek,
kaşlarını çatarak, başını sallayarak olumlu ya da olumsuz tepki göstermelidir.
Böylece öğretmen de anlaşılan ya da anlaşılmayan yerleri çok daha iyi bir
şekilde görebilir. Ayrıca bu öğretmeni de memnun eder. Onun motivasyonunu
artıtırır, onu cesaretlendirir. Öğretmen dinlenildiğinin farkına varır.Oysa ki
anlattıklarına karşı hiçbir tepki göstermeyen donuk, pasif öğrenciler
karşısında öğretmen de bir şeyler anlatmak istemez. Öğrenciler öğretmene
tepkide bulunarak dersin kalitesini yükseltmekte öğrencilerin elindedir.
Beşinci olarak karşımıza "araştır" basamağı çıkıyor. Öğrenciler
nedense ders sırasında soru sormaktan çok çekinmektedirler. Ve fikirlerini,
görüşlerini rahatça söyleyememektedirler. Oysa ki bu çok yanlıştır. Ders
sırasında anlaşılmayan bir yer varsa ya da merak edilen bir soru varsa bu soru
rahatlıkla sorulmalıdır. Hiçbir şekilde çekinilecek bir durum söz konusu
değildir. Sorulara verilen cevap anlaşılmadıysa ve açıklamalar yeterli değilse,
yeni sorular sorulmalı ve açıklama yapılmasmı istenilmelidir. Eğer ders
içerisinde zaman yetmediyse, ders bittikten sonra öğretmene ya da diğer
öğrencilere de sorulabilir.
En son basamak ise " Not Tutma" basamağıdır.
Dinleme yoluyla öğrenilen bilgiler çok uzun süreler hafızada duramaz.
Öğrenilenlerin zaman zaman tekrar edilmesi gerekir. Bir öğrenci ders sonunda, o
derste dinlediğinin ancak %55 ini hatırlayabilir.Tekrar yapılmadığı sürece bu
oran bir hafta sonra %17 lere düşer. Bu yüzden not tutmanın çok büyük bir önemi
vardır. Not tutmanın iki önemli yararı vaırdır. Bunlarda birincisi eğitimin
temel şartı olan "Aktif katılımı" sağlar. Öğrenci derste pasif
durumdan aktif duruma ggeçer. Not tutma sayesinde derste devamlı uyanık olur,
dikkatini derse yoğunlaştırır ve dikkatinin dağılmasını engeller. İkinci önemli
yararı ise unutmayı engelemesidir. Unutkanlık düşmanını bizim avantajımıza
çevirerek en önemli girişim not tutmaktır. Özellikle alınan notlar eve gelince
bir de temize çekilirse hafızaya daha iyi yerleşir.
Not tutulurken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar
bulunmaktadır.
· Öncelikle not tutulan kağıt konusunda cömert olmamız
gerekir. İleride okuduğumuz zaman anlayabileceğimiz şekilde, boşluklar bırakılarak
not tutmamız da yarar vardır. Hiçbir zaman küçük bir kağıda sıkışık bir şekilde
not tutulmamalıdır. Hatta not tutmak için bir defter olursa daha düzenli not
tutulur. Ve de sayfanın altında, üstünde, yan taraflarında boşluk bırakılırsa
buralara eksik kalan bigileri daha sonra yazabiliriz.
· Not tutmaya ilk günden başlanılması gerekir. Ve düzenli
olarak not tutulması çok önemlidir.
· Dinleme ile not tutma arasında bir denge oluşturmak
gerekir. Tüm dikkati dinlemeye ayırırsak, verimli bir şekilde not tutamayız.
Aynı şekilde çok ayrıntılı not almaya kalkışırsak bu sefer de anlatılanları
anlamamız güçleşir ve bu da dinlemeyi olumsuz etkiler. Dolayısıyla dinleme ve
not tutma arasındaki dengeyi çok iyi ayarlamamız gerekir.
· Derste not tutarken ana fikirleri, önemli noktaları not
etmek çok önemlidir. Not alırken seçici olmakta yarar vardır. Önemli noktaları
belilerken öğretmen bize çeşitli ipuçları verir. "Burası
önemli","Burada esas olan", "Dikkat ederseniz" vb.
ipuçlarıyla bu bölümlerin önemini vurgular. Bu bölümler mutlaka not alınmalı ve
önemli olduğunu belirtmek için de yanına * işareti konmalı ya da altı
çizilmelidir.
· Not tutarken zamandan tasarruf etmek ve geri kalmamak
için, öğrenci kendi anlayabileceği şekilde çeşitli kısaltmalar kullanmalıdırn.
Bu kısaltmalardan bazılarına örnek verirsek:
-ve &
-gibi .
-örneğin ör
-sonuç olarak son.ol.
-kadar =
-matematik mat
-yüzyıl yy
-birbirine 11
-buna ek olarak +
-açısından ?
· Not tutarken öğrenci kendi cümleleriyle not almalıdır. Bu
şekilde hem öğrenci öğretmenin anlattıklarını özetleme imkanı bulur, hem de
anladığı biçimde not alma imkanı bulur. Bazı durumlarda anlatılanların aynı
şekilde not alınması gerekebilir. Ya da tahtada yazılanları aynı şekilde
kaydetmek gerekebilir. Bu durumda anlatılanlar ya da yazılanlar aynı şekilde
not alınmalıdır.
· Öğrenci not tutarken aklına takılan yerleri ya da
anlayamadığı bölümleri öğretmene sormaktan çekinmemelidir. Böylece not alırken
hem eksik not alımamış olunur hem de anlayarak not alınır.
· Öğrenci hafızasına çok güvense bile mutlaka sınıfta
öğretmen tarafından söylenen ve vnemli gördüğü her şeyinot etmelidir. Böylece
unutkanlık sonucu doğabilecek olumsuz sonuçları engellemiş olur.
· Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de
tutulan notların mutlaka temize geçirilmesidir. Öğrenci tuttuğu notları temize
geçirirken bir kez daha tekrar etmiş olur ve bu da unutmasını engeller. Eğer
mümkünse tutulan notlar o gece ya da bir sonraki dersten önce temize
geçirilmelidir.
İyi dinlemek venot tutmak sadece eğitimin değil, hayat
başarısının da en önemli unsurudur. İyi bir dinleyici olmanın temel kuralı iyi
not tutmak, iyi not tutmanın yolu da iyi bir dinleyici olmaktır. Bu anlamda iyi
not tutmak ve iyi bir dinleyici olmak birbirleriyle bağlantılı iki kavramdır.
Teorikte anlatılan bu hususlar, pratikte uygulandığında
öğenciye birçok yararlar sağlar. Çok ufakmış gibi görünen ayrıntılar ileride
büyük farklar yaratacaktır. Bunu sizler de yaşayıp görebilirsiniz.
SINAVLARI NASIL ATLATIRIM?
Eğitim psikologlarından en iyi on öneri:
Yardım alın:
Öğretmenlerinize sınava nasıl çalışılabileceğini sorun.
Çalışır ve tekrarlarken kısa aralar verin:
Yorgun bir zihin iyi hatırlayamaz.
Çalışma programı yapın:
En iyi çalışabileceğinizi düşündüğünüz zamanlarda tekrarlar
yapın.
Sağlıklı kalın:
İyi uyuyun ve yeterli beslenin.
Egzersiz yapın:
Yürüyün, koşun, herhangi bir sporla uğraşın.
Olumlu düşünün:
Başarısızlığı veya geleceği düşünmeyin.
Elinizden gelenin en iyisini yapın:
Hiç kimse daha fazlasını yapamaz.
Tetikte olun:
Hasta gibi hissederseniz, endişeleriniz hakkında birileriyle
konuşun.
Çok rahat ta davranmayın:
Sınav konusunda biraz endişe çok çalışmanızı sağlar.
Akıllı olun:
Eğer sınavdan sonra bu konuyu konuşmak istemiyorsanız,
konuşmayın. Aslında bu konuda hiç düşünmeyin bile. Yapılan yapılmıştır.
Yazdıklarınızı değiştiremezsiniz
|